Makaleler

Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma

Aslında ben de Aile Şirketi enkazından çıkan bir ailenin çocuğuyum. Hani derler ya "Allah kimseyi gördüğünden eksik bırakmasın", annemin anlattıklarından o günün ihtişamı ile enkaz sonrası arasındaki farkın en çok da dedemi nasıl etkilediğini düşünmüşümdür.

Danışmanlık hayatıma başladıktan sonra da, özellikle aile tipi şirketlerde pek çok girişimciyle yakın çalışma fırsatı buldum. Tüm bu girişimcilere gerçekten hayranlık duyuyorum aynı zamanda üzülüyorum da. Dışardan çok güçlü görünmelerine karşın, işleri ile akrabaları arasında sıkışır kalırlar. Herkesin onlardan beklentisi vardır. Devamlı işleriyle meşgul olur, gece gündüz, bayram, mesai dinlemez. Yorgundurlar ama yarattıklarından zevk alırlar.

Gerçekten insanın çocuğu gibi gördüğü, ismini ve neredeyse bütün hayatını verdiği şirketini kaybetmesi çok ama çok üzücüdür. Her anne baba çocuğunu sever, hiç bir zaman ona zarar vermek istemez. Ancak sıklıkla karşılaştığımız bir gerçek de çocuklara bağırılması hatta dayak atılmasıdır. Geçen gün bir alışveriş merkezinde çocuğuyla gezen bir anne baba dikkatimi çekti. Çocuk babanın yanında ağlıyordu. Anne durdu kızını kucağına aldı. Ben annenin çocuğunu sakinleştireceğini düşündüm. Ancak o çocuğu merdiven boşluğuna doğru uzatarak "Herkes rahatsız oluyor, susmazsan şimdi senden kurtuluveririm " dedi. Eminim bu anne de çocuğunu seviyordu ama yaptığı kötülüğün farkında değildi.

İşte ben de aile şirketleri için tam bu şekilde düşünüyorum. Girişimcilerde şirketlerini seviyorlar ve de iyi şeyler yapmak istiyorlar. Fakat farkında olmadan şirketlerine kötülük ediyorlar.

E-Bülten

Eğitim takvimini düzenli almak için ad, soyad ve e-posta bilgilerinizi doğru olarak giriniz.